Güzel Günlerin Sancısı
Anlatırdı. O anlattıkça hayretler içinde kalırdım. Bir insan nasıl her şeye yetebilir, yetişebilir? Hiç mi yılmaz, yıkılmaz, sıkılmaz? Taş olsa çatlar hani, derdim. Bana göre dünyanın en kahraman annesiydi, kadınıydı... Bir güne sığdırdığı koşuşturmacaları dinledikçe başımı öne eğer, kendimden utanırdım. Bir gün cesaretimi toplayıp sordum şu soruyu? "Hiç mi tökezlemedin?" Gülümsedi: " Bir zamanlar... Bir zamanlar yatağın örtüsünü kapatacak gücüm bile yoktu." Bu cevabı hiç beklemiyordum. O benim gözümde her sabah dünyayı yeni güne hazırlayan bir kahramandı, öylesine güçlüydü. Ama bu duyduğum... Meğer onun da gücü kalmamıştı bir zamanlar. O gün içimde bazı düğümler çözülmüş, daha rahat nefes aldığımı hissetmiştim. Yapacak gücü kendimde bulamadığım işleri düşünüp hepsini hatta daha fazlasını yapabilecek bir kahramana dönüşeceğim o günün ümidiyle doldu yüreğim. Peki, bu yapamama hâline ne demeli, ne isim vermeli? Depresyon mu, tükenmişlik mi? Bence hiçbiri. Bun...