DOĞA BİZİ SEVİYOR

Evet, doğa bizi çok seviyor. Çünkü bizim için yaratılmış.

Her kış bembeyaz karların içinde bir gelin gibi süzülüyor. Her baharda bin bir renk çiçekleriyle çıkıyor karşımıza. Her yaz sımsıcak ısıtıyor içimizi. Her sonbaharda yapraklarını döken ağaçlarla birlikte kâinatın bambaşka renklerine şahit oluyoruz.

Her sabah penceremizin perdesini araladığımızda bir güneş göz kırpıyor bize. ‘’Senin için varım.’’ diyor adeta.

Ya da bir ağacın serin gölgesi bizi şefkatiyle sarıp sarmalıyor.

’’Haydi derin bir nefes al ve ferahla’’ diyor bize.

Gürül gürül çağlayan bir derenin sesi çok hoşumuza gidiyor. Cıvıldaşan kuş sesleri de öyle…

Doğa tüm duyularımıza hitap ederek bizi rahatlatıyor. Gördüğümüz en güzel renkler onda, işittiğimiz en güzel sesler onda. Kokladığımız en güzel kokular doğada. Bize sunduğu binlerce değişik tat var. Bir toprağa dokunduğumuzda bir çiçeği okşadığımızda nasıl huzurla doluyoruz öyle değil mi?

Hangi birini sayalım?

Tüm bunları yapabilme gücü, bize olan sevgisinden dolayı bahşedilmiş doğaya. Ancak bizler her zaman göremiyoruz bu sevgiyi. Bu sevginin farkına bir an evvel varalım.

Doğanın bize olan sevgisini karşılıksız bırakmayalım.

Onu bir dostumuz olarak görelim ne dersiniz? İnsan dostunu hep mutlu etmek ister. Biz de bugün en kadim dostumuz olan doğa için harekete geçelim.

Doğa için attığımız her adımı aslında kendimiz için, bugünümüz ve yarınımız için attığımızı unutmayalım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhammed'siz Muhabbet: Modern Zaman Mutasavvıfları

EBRU ÖĞRETMEN'E BİR MANZUME

EĞİL DAĞLAR