En son ne zaman bir hayalin gerçek oldu?
Ya da,
En son ne zaman hayal kırıklığına uğradın?
Sana bir sır vereyim mi sevgili arkadaşım?
Eğer bunlardan bir tanesini bile yaşadıysan çok
şanslısın.
Çok şanslısın çünkü düşlemeyi başarabilmişsin.
Başarabildin çünkü hayal kurmak, hayallere tutunmak
sanıldığı kadar kolay değil.
Küçük
ya da büyük bir hayalimiz olduğunu söylediğimizde çevremizden nasıl tepkiler
alırız?
‘’Boş
hayaller kurma!’’
‘’Dünya
o kadar da tozpembe değil!’’
‘’Olacak
iş mi?’’
Bunları
duyduktan sonra çoğu zaman susar, içimize döner ve kurmaya başladığımız o
hayali silmeye çalışırız.
Peki
ya tüm bu sözler karşısında düşlemekten vazgeçmeyenler?
İşte
onlar başarıya ulaşanlardır.
Dünya
tarihinde adını gördüğümüz birçok başarılı isim bir hayalle yola çıkmıştır.
Hayalinin peşinden gitmesi neticesinde tarihe adını yazdıracak büyük
başarıların sahibi olmuşlardır.
Fatih Sultan Mehmet’i hatırlatacağım sana. Kurduğu İstanbul hayalinin peşinden giderek, günümüz şartları içinde çok küçük sayılabilecek bir yaşta kavuşmuştu hayaline, İstanbul’una… Bunun sonucu bir çağı kapatıp başka bir çağı açtı.
Belki
bir çağı kapatıp bir çağı açmayacak senin hayalin. Belki de daha fazlasını
başarabileceksin. Eğer bir hayal kurduysan onu sımsıkı tut daha doğrusu ona
sımsıkı tutun, hiç bırakma!
Bir hayalin kırıldıysa diğerini dene, olmadı
mı başka bir hayal.
‘’Hiçbir
şey insanın hayal gücü kadar hür değildir.’’ diyor David Hume.
Özgürlüğün
tadına varabilmek, var olduğunun farkında olmak için hayaller kur.
Benim
hayalim küçük deme sakın!
Sana
bir resim çizdiren, bir şiir yazdıran, ufacık bir yazı yazdıran, seni
düşündüren düşlerinin kıymetini bil.
Düşlüyorsun
öyleyse varsın!
Ve
iyi ki bizimlesin!

Yorumlar
Yorum Gönder