İÇİMDEN AĞLAMAK GİDİYOR
Bu iklim değişikliğinden bu toprakları çatlatıp lime lime eden amansız kuraklıktan benim içimdeki deniz de etkilendi haliyle.
İçimdeki denizde gemiler yüzdürürdüm evvelden.
Hayallerimi bindirip o gemilere el sallardım arkalarından. Ve bir çalkantı olurdu sonra, bir dalga gelirdi, dışına taşar gözyaşı olurdu denizimin tuzlu suları, gözlerimden akardı. Sonra taşları sektirirdim kıyılarında, en çok ben sektirirdim, hep ben kazanırdım o yarışları.
İçimden ağlamak gelirdi sonra bir de mutluluktan taşardı denizim dışıma dışıma...
Bir zaman sonra, böyle bir zaman geldi. Giden gemileri umursamaz oldum, sevinmedim bile sektirdiğim taşlara. Kıyısında oturup ekmek attığım martılar da uğramaz oldu içime.
Denizim çekildi, sular çekildi, gözyaşlarım çekildi yavaş yavaş. Bunlar birdenbire oluvermedi.
Yavaş yavaş...
İçimden ağlamak gidiyordu.
O koskocaman gemilere bindirip gönderdim içimden ağlamakları.
Büyüyorsun dediler, güçleniyorsun dediler. İnandım onlara.
Artık hissedemiyordum hiçbir şey ne hüznü ne sevinci yaşayamıyordum eskisi gibi, şaşırmıyordum şaşılacak şeylere ve ağlamıyordum ağlanacak hallere...
İçimden ağlamak gidiyordu.
His kaybı diyordum ben bunların hepsine. Hislerimi kaybediyordum, kaybediyorduk...
Ben bunu fark ettiğimde içimdeki deniz çoktan çekilmişti bile.
Ama söz verdim kendime, besleyeceğim onu.
Hissedemeyişimin yerini kelimelerle dolduruyorum, dolduracağım.
His kayıtlarımın müsebbibi his kayıplarım. Hislerimi kaybetmemek için yazacağım, yazacağım, kaydedeceğim. Biraz zor olacak lakin başaracağım. İçimden giden ağlamakları geri getireceğim. Varsın güçsüz desinler varsın hassas desinler. Bu dünyaya şaşıracağım!

Yorumlar
Yorum Gönder