ANADOLU'YU SEVİYORUZ, ÇÜNKÜ...
Bu sefer aklıma şu geldi:
Geçen senelerde bir kızcağız bir yazı kaleme almıştı derginin birinde. Öylesine yanlış bir başlık seçmişti ki tepkilerin ardı arkası kesilmemişti dergi okurları arasında.
Yazısını okuyunca acımasızca eleştirmek yerine anlamaya çalıştım ve haklılık payı olduğuna kanaat ettim.
Ne miydi o başlık?
"Anadolu'yu Sevmiyorum, Çünkü..."
Nasıl ya Anadolu sevilmez mi, diyor insan okuduğunda. Ama dedim ya yanlış bir başlıktı. Çünkü yazı boyunca Anadolu'ya dair tek bir kötü sözü olmamıştı.
Anadolu irfanını kaybetmiş insanlardan bahsediyordu aslında.
*Erkek çocuklarının geleceğe bir yatırım, kız çocuklarının ise ailesine laf getirmeden düzgün bir yere gönderilmesi gereken emanet olarak görüldüğünü,
*Mal-mülk çokluğunun itibar göstergesi olduğunu
*Yaşça büyük olmanın yargı dağıtmak için yeterli, yaşça küçük olmanın ise cahil sayılmak için yeterli olduğunu
*Hatasını anlayanı azlığı ve anlasa dahi özür dileyenlerin çok az olduğunu
Ve daha bunun gibi çevremizde hemen her gün rastladığımız ama Anadolu insanına yakışmaz diyebileceğimiz özelliği sıralamıştı.
Bu yazının başlığı "Anadolu İrfanını Kaybedenleri Sevmiyorum, Çünkü.." olabilirdi ancak.
Nasıl inkar edebiliriz ki? Sonuna kadar haklıydı. İrfanımıza sahip çıkıp cehaletimizden kurtulabilseydik Anadolu'nun hakkını o zaman verirdik.
Ama yine de şuna inanıyorum; irfanını kaybetmemiş o güzel ninelerimizin dedelerimizin hatırına onların dualarıyla, içinde merhamet, edep, yardımlaşma olan adetlerimizin hatırına duruyoruz belki ayakta.
Ne olursa olsun Anadolu'yu Seviyoruz!

Yorumlar
Yorum Gönder