MESLEĞİM VE ŞİİRİM


Bundan birkaç ay evvel bir şiir atölyesine katılmıştım. Atölyede çok değerli arkadaşlarla bir araya geldik ve kendisi de bir şair olan atölye hocamız tarafından şiirlerimizin değerlendirilmesi imkanına sahip olduk. 

"Acaba yazabiliyor muyum?" sorusuna bir cevap arayıştı aslında benim katılıma sebebim. 

Şiirlerimizi yazdık ve hocamıza sunduk. 

Öyle güzel şiirler vardı ki imrenerek dinledim. 

Çoğumuzda fark ettiğim bir durum vardı; içimizi dökmüştük şiir adı altında. 

Hocam herkesin şiirinden bazı sözleri çıkardı, art arda tavsiyeler sıraladı. 

Sıra bana geldi. 

Heyecandan içimde kelebekler uçuşuyordu tabii. Fakat benim değerlendirmem o kadar uzun sürmedi. 

Şiirim çok güzeldi ondan mı? 

Hayır.☺️ 

Hocam benim şiirimi pek bir tenha bulmuştu. Söyleyeceğini söylemiş ve kenara çekilmiş bir şiir... 

Lafı dolandırmamış. 

Biraz daha ayrıntıya girebileceğim tavsiyesini verip diğer arkadaşların şiirine geçti. 


O konuşma orada bitmedi tabii, içimde devam etti. Neden böyle olduğunu çok sordum kendime. Sonunda bazı ipuçları buldum.

Şair hocamız ilk derste, tanışma sırasında mesleklerimizi özellikle sormuştu ve mesleklerimizin yaşam biçimlerimizi, sözlerimizi, yazılarımızı ne kadar etkilediğini de açıklamıştı ardından. Sonra şu soruları sordum ve cevapladım kendi kendime:

Mesleğim ne?

Özel Eğitim Öğretmeni

İnsanlara bir şey anlatma işini en çok nerede yapıyorum?

Sınıfımda

Anlatırken nelere dikkat ediyorum?

Öncelikle kafa karışıklığına sebep olmayacak  öğrencilerin günlük hayatta sıkça duyduğu kelimeleri kullanmaya çalışıyorum. 

Sonra uzun cümleler seçmemeye anlatacaklarımı kısa cümleler halinde anlatmaya çalışıyorum. 

Kısacası, en kestirme, en tenha yolu bulmaya çalışıyorum. 

Kelimeleri, cümleleri yormadan anlatmaya çalışıyorum.


Bu sorular ve cevapları duyduğumda kendimden, mutlu oluyorum aslında. 

Mesleğimin hayatıma, sözlerime, şiirime, kişiliğime sirayet etmiş olması beni gülümsetiyor. 

Ben öyle tenha şiirler yazmaya devam edeceğim sanırım. Ben buyum diyeceğim. Beni ben yapanlar bunlar... 

Bu tenhalığı, bu netliği, bu anlaşılırlığı çok seviyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhammed'siz Muhabbet: Modern Zaman Mutasavvıfları

EBRU ÖĞRETMEN'E BİR MANZUME

EĞİL DAĞLAR