Peki ya bin fikirle? Ancak turşusunu kurarsın, fikir turşusu. Sonrası beklemiş, kokuşmuş düşünceler.
Eskiden bir fikrim olduğu zaman paylaşmaktan korkardım. Ya fikrime sahip çıkamazsam ya onu birisine kaptırırsam? İşte zihnimin içi öyle onlarca fikirle doldu yıllarca. Al sana fikir turşusu. Hepsi de eriyip gitti, yok oldu.
Geçenlerde bir kitapta okumuştum:
Fuat Köprülü bir makale yazdığı zaman Zihnindeki diğer makale fikirlerini de yazarmış makalesine. Dolayısıyla kimse kullanamazmış onun fikrini.
Bir fikri tapulamak desek olur mu buna? Fikir tapusu.
Ben başka bir yol seçtim.
Paylaşmaya başladım fikirlerimi. Baktım ki evet güzel bir şeymiş bu. Paylaştıkça çoğalıyor daha güzel bir hal alıyor.
Kaptırdıklarım da oldu belki, uzaktan izledim. O da güzel bir duyguydu, sana ait olan bir şeyin güzel yerlere geldiğini görmek... Evlâdın gibi...
Artık şunu öğüt veriyorum kendi kendime ve kendimden küçüklere.
Ürettiğin ne olursa olsun bir fikir, bir tutam sevgi, güzel bir söz, paylaşmaktan korkma, çekinme.
Paylaşmadıkça kaybolmaya mahkum fikirlerin, paylaştıkça çoğalacak sana güzellikler getirecek.

Yorumlar
Yorum Gönder