Sanata Dair...

 


Nortrhop Frye Hayal Gücünü Eğitmek kitabında dünyaya dair iki tepkimizden bahsediyor: Birincisi "bunu sevdim" ikincisi ise "bunu sevmedim". İlki konfor alanı dediğimiz, her şeyin yolunda, kendine özgü seyrinde olduğu, bizi zorlayan herhangi bir durumun olmadığı bir hal. Diğerinde ise karşılaşılan her ne ise ona karşı bir rahatsızlık hissi, savunmaya geçme ve bu hallerin tümünden kurtulma isteği söz konusu. Frye sanatın (edebiyat, resim, müzik...) bu ikinci tepkinin ürünü olduğunu savunuyor. Gördüğü şeyden memnun olmayan insan orada başka bir şey olması gerektiğine inanarak başlıyor hayal etmeye ve üretmeye. 

Ümit Güçlü ise Suç Şiir adlı kitabında ele aldığı "İğrenç Şiir" başlıklı yazısıyla Frye'ın düşüncelerini destekliyor. 

Sanatın çıkış noktası iğrenmektir, diyebiliyorum hiç çekinmeden. Kendinden, çevresinden, dünyadan, iğrenen yani rahatsız olan insan tüm bu iğrençliklerle baş edebilecek bir şeyler üretmek istiyor. İğrenme hissi derin bir hayal gücünün kapılarını araladıktan sonra ortaya sanat eseri denen ürün çıkıyor. Kimi bir şiire, kimi görenleri hayran bırakan bir tabloya, kimi kulaklardan silinmeyecek bir besteye dönüştürüyor hislerini.

Her okuyuşumda beni etkileyen "Kustum öz ağzımdan kafatasımı" dizesini yazdığında nasıl bir rahatsızlık duyuyordu acaba Necip Fazıl? Bir insan neden kafatasını kusmak ister? Geçmişine dair muhasebeler, onu geçmişinden iğrenme noktasına getirmişti de ondan mı dökülmüştü bu sözler kaleminden? Kurtulmak istediği düşüncelerini mi kusmak istemişti yoksa? Şiir de diğer tüm sanat çıktıları gibi en nihayetinde bir kusma biçimidir. 

İğrenmek rahatsızlık duymaktır var olan halinden. İnsan iğrendiklerini hayal gücü aracılığıyla dışavurunca onlardan kurtulmak için adımların en büyüğünü atmış olur. Varoluşuna katamadığı anlamları bulabilmek için arayışa çıkmanın ilk adımıdır belki de bu iğrenme hali. Konfor alanının dışına çıkmak için iğrenmek güzel bir başlangıçtır, ilhamdır belki, harekete geçiren kalemi ateşleyen ilk kıvılcımdır. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhammed'siz Muhabbet: Modern Zaman Mutasavvıfları

EBRU ÖĞRETMEN'E BİR MANZUME

EĞİL DAĞLAR