BALKON SEFASI



İnsanların balkonlarına bakıp yorum yapabilirim. Biri tüm çiçeklerini balkon demirlerine sıralamıştır. Diğeri karanlık camlarla çevirdiği balkonunu sıkı sıkıya kapatmıştır. “Ne mutlu biri!” balkonunu çiçeklendiren için; “Ne karanlık!” balkonu kapalı olan için… Fotoğrafını çeker bir de altına “tercih senin, hangisi gibi olmak istiyorsun?” yazarım afilli afilli. Güya farkında yaşadığım hayatımı gözüne sokup insanların, benim gibi farkındalık sahibi olmaya davet edebilirim herkesi. 

Ama bilebilir miyim gerçekten? Uzaktan yürüttüğüm fikirlerimle, bu insanların yaşantıları hakkında konuşma hakkına sahip olabilir miyim ayrıca? 

Belki karanlık diye etiketlediğim kimse tüm çiçeklerini evinde yetiştiriyordur, onları her an gözünün önünde görmek istiyordur. 

Balkonu çiçekli olanın da çocuğu astım hastas
ıdır belki, çiçeklerden de vazgeçemiyordur bundan tüm çiçekleri balkonuna sıralamıştır. 

Balkonunu göster kim olduğunu söyleyeyim, çocuğuna bakayım ne olduğunu söyleyeyim, evini barkını, zaten zar zor denkleştirip aldığın koltuk takımını göster zevklerin hakkında konuşayım, ne’cisin hangi izm’lerin peşinden sürükleniyorsun hemen söyleyeyim. 

Ben bilirim çünkü ben modern zamanların, bütün “şey”lere bakıp ruhsal çıkarımlar yapmasını iyi bilen insanıyım.

Çıldırmış olmalıyım. 

Ama iyi ki varım, ben olmasam kim çıkaracak kusurları ortaya? Ben olmasam kim insanlara kendi halinden böyle acımasızca haber verecek? 

.

.

.

Madalyonun diğer tarafı; 

Çiçekli balkonun sahibi gerçekten de mutlu. Hayatına özeniyor, yaşamaya özeniyor. Elinin değdiği her yer yeşeriyor. Üst kattaki karanlık camların sahibinin ruhu da gerçekten karanlık. Balkonu kirlenmesin diye ne geçse eline alttaki çiçekli balkonun üstüne silkeliyor. Birinin dikkatine değiyor bu durum, ama gerçekten de bu iki komşuyu bizzat tanıyan biri… Fotoğrafını çekip paylaşıyor bir de not düşüyor altına: 

”Hangisi gibi olmak istersin?” diye…

Fotoğraf paylaşım rekorları kırıyor. Herkes mutlu olmak için balkonunu çiçeklerle süslemeye, balkon için özel koltuk takımları, çim halılar almaya başlıyor. Sokaktan geçenler sağda,solda, yukarıda, aşağıda bir sürü güzel balkonla karşılaşıyorlar. 

Fakat bir süre sonra balkon sahipleri yine mutsuzluktan yakınmaya başlıyor. Bu da işe yaramadı deyip küsüyorlar balkonlara… Yalnızca içlerinden biri fark ediyor: o güzel balkonların ilk sahibi vardı ya hani, işte o… O zaten mutluydu ve mutluluğuyla hazırlamıştı o ufacık rengarenk balkonu. 

Bizlerse asık suratlarla süslediğimiz balkonlardan mutluluk umduk, haliyle de bulamadık…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhammed'siz Muhabbet: Modern Zaman Mutasavvıfları

EBRU ÖĞRETMEN'E BİR MANZUME

EĞİL DAĞLAR